Açık kaynak yapısı sayesinde herkesin ücretsiz olarak indirip kullanabildiği Ubuntu, dünyanın en popüler Linux dağıtımlarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak çoğu kullanıcının merak ettiği önemli bir soru var: Ücretsiz sunulan bu işletim sistemi, geliştiricisini nasıl milyarder yaptı?
Mark Shuttleworth ismi, teknoloji dünyasında Ubuntu’dan önce farklı bir olayla gündeme gelmişti. 2002 yılında uzaya çıkan Shuttleworth, Afrika kökenli ilk astronot unvanını almış ve uzay turizmi için ciddi bir bütçe ayıran ikinci sivil olarak tarihe geçmişti.
Güney Afrika’da doğan Shuttleworth, Cape Town Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra internet güvenliği alanında faaliyet gösteren Thawte adlı şirketi kurdu. Web sitelerine dijital sertifika hizmeti sunan bu firma, 2000 yılında VeriSign tarafından satın alındı. Bu satıştan Shuttleworth’un yaklaşık 700 milyon dolar gelir elde ettiği biliniyor ve bugünkü servetinin temelinin de bu dönemde atıldığı kabul ediliyor.
Shuttleworth, Windows’a alternatif olarak daha erişilebilir bir Linux platformu oluşturma hedefiyle 2004 yılında Canonical şirketini kurdu. Aynı yıl içerisinde Ubuntu’nun ilk sürümü de kullanıcılarla buluştu. Açık kaynak lisansı nedeniyle Ubuntu, bireysel kullanıcılar için doğrudan bir gelir modeli sunmuyordu.
Bu noktada Canonical, odağını kurumsal çözümlere ve teknik destek hizmetlerine yöneltti. Büyük şirketlere yönelik kurulum, bakım ve destek paketleri sayesinde sürdürülebilir bir gelir modeli oluşturuldu. İnternet üzerinden destek hizmetlerinin satıldığı platformlar kuruldu, farklı iştirakler hayata geçirildi ve çalışan sayısı zamanla 500 kişiye ulaştı.
Tüm bu adımlar, Ubuntu’nun ücretsiz kalmasını sağlarken Mark Shuttleworth’un da teknoloji dünyasının milyarder isimlerinden biri haline gelmesine zemin hazırladı.