Avrupa’nın bazı ülkelerinde sokak aydınlatmalarında dikkat çeken bir değişim yaşanıyor. Geleneksel beyaz LED lambalar sökülürken, yerlerine kırmızı ışık yayan sistemler takılıyor. İlk bakışta görsel bir tercih gibi görünse de bu uygulamanın arkasında çevresel bir hedef bulunuyor: ışık kirliliğini azaltmak ve gece ekosistemini korumak.

Uzmanlara göre yapay aydınlatmadan en çok etkilenen canlıların başında yarasalar geliyor. Bu nedenle kırmızı ışık uygulaması, doğayla daha uyumlu bir şehir planlamasının önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Işık Kirliliği Gece Yaşamını Nasıl Etkiliyor?
Beyaz LED aydınlatmalar insan gözü için daha net bir görüş sağlasa da, gece aktif olan canlıların biyolojik düzenini bozabiliyor. Oysa karanlık, yarasalar, böcekler ve birçok küçük memeli için yalnızca bir zaman dilimi değil; aynı zamanda hayatta kalma stratejisinin önemli bir parçası.

Araştırmalar, özellikle beyaz ve yeşil tonlardaki ışığın yarasaların yön bulma, beslenme ve avlanma davranışlarını olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Işığa hassas türler yoğun aydınlatılmış alanlardan uzak durmayı tercih ediyor. Bu da onların beslenme bölgelerine ulaşmasını zorlaştırarak doğal döngüyü sekteye uğratabiliyor.

Kırmızı LED aydınlatmalar ise daha düşük dalga boyu etkisi sayesinde gece canlılarının davranışlarını daha az etkiliyor. Bu yüzden birçok Avrupa kenti, doğayla daha uyumlu aydınlatma sistemlerine geçiş yapmaya başladı.